Terabithia Köprüsü
Şimdi gözlerini kapat ve beyninin kıvrımlarını sonuna kadar aç

Terabithia'nın Kral ve Kraliçesi

Jess'in önünde yepyeni ufuklar açan Leslie rolünde AnnaSophia Robb

Jess karakterini oynayacak genç aktörü bulmak için geniş kapsamlı bir araştırma yapılırken Leslie'nin bulunması çok kısa sürede gerçekleşti. Daha casting aşaması bile başlamadan önce genç oyuncu AnnaSophia Robb'un, Lauren Levine'in ofisinde boy göstermesiyle yapımcılar, “İşte Leslie!” dediler.

Yapımcı Lauren Levine, bu mavi gözlü sarışın kızı daha önceden tanıyordu. Yapımcılığını üstlendiği “Because of Winn-Dixie” adlı Walden Media filminin başrolünde oynayarak geniş izleyici kesimlerinin dikkatini çekmişti. Ayrıca Tim Burton'un yönettiği “Charlie and the Chocolate Factory” adlı fantastik filmde üstlendiği Violet Beauregarde rolüyle Johnny Depp'in karşısında başarılı bir oyun ortaya koymuştu. Her iki filmdeki başarısı düşünüldüğünde AnnaSophia'nın “Terabithia”da da başarıyla oynayacağına hiç kimsenin kuşkusu yoktu.

Yapımcı Lauren Levine, o gün ofisinde geçen diyalogları şu sözlerle anımsıyor: “AnnaSophia ile karşılıklı oturup o günlerde piyasaya yeni çıkmış olan yeni Harry Potter kitabı hakkında konuştuk. Epeyce uzun süren sohbetimiz sırasında AnnaSophia'nın fantastik filmlerle ilgili düşüncelerini öğrenme fırsatı buldum. Sonra konuyu Terabithia'ya getirdim. Fiziksel açıdan bakınca Leslie'nin kitapta tanımlanan fiziksel görünümünden hayli farklıydı ama Leslie ile AnnaSophia'nın ruh yapısı hemen hemen ruh ikizi gibiydi. Leslie rolünü ondan başkasına veremeyeceğimi hissettim.”

“Bridge to Terabithia”nın kitabını daha önce okuduğunu belirten AnnaSophia Robb, “Zaten kitabın en büyük hayranlarından birisiydim” diyor ve şöyle devam ediyor: “Kitabı gecenin geç saatlerine kadar okuduğumu, ertesi sabah uyandığım anda tekrar elime alıp kaldığım yerden devam ettiğimi anımsıyorum. Daha önce hiç olmadığım kadar beni derinden etkilemişti. Karakterleri ve hayal gücünü çok sevmiştim. İleride büyüsem bile hayal kurmaktan asla vazgeçmemem gerektiğini bana öğreten ve hatırlatan ilk kitap o oldu.”

Kendisini Leslie karakterine çok yakın hissettiğini belirten AnnaSophia sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bence Leslie'nin en önemli özelliği, çevresine her zaman ışıltı yayan, insanları aydınlatan bir kız olmasıdır. Hiç kimse onunla baş edemez ve yenemez. Leslie o kadar canlı ve enerjik bir karakter ki, o rolde oynamak benim için çok ama çok eğlenceli oldu.”

Leslie her ne kadar büyüleyici bir kız olursa olsun Jess karakterinin önemini yadsımamak gerektiğinin altını çizen AnnaSophia, “Leslie zaten hayal gücü kuvvetli bir kızdır ama Jess ile tanıştıktan sonra bu yönü iyice güçlenir. Jess ile tanışıncaya kadar kendi başına Terabithia'yı bulamaz. Onunla tanıştığı andan itibaren ikisinin önünde yepyeni ufuklar açılır. İkisi de toplum tarafından dışlanmış çocuklardır. Birbirlerine inandıkları ve güvendikleri için Terabithia'yı keşfederler.”

AnnaSophia Robb,  Terabithia ile ilgili kendi vizyonunu ise şu sözlerle dile getiriyor: “Bence orası, ne olmak istiyorsanız bunu gerçekleştirebileceğiniz yerdir. Terabithia'da kendi tarzınızın nasıl olmasını istediğinizi söylersiniz ve sizin istediğiniz gibi olur. Orada eğlence vardır, arkadaşlık vardır, umutlar vardır. Ayrıca gerçek dünyaya geri döndüğünüzde karşılaşacağınız problemlerle başa çıkmanın yollarını öğrenirsiniz. Terabithia'nın herkes için farklı bir anlam taşıdığını düşünüyorum. Kendinizi üzgün ve keyifsiz hissettiğiniz zaman da oraya gidebilirsiniz. Orada asla yalnız kalmazsınız. Çünkü sizi seyreden yaratıklar vardır. Her türlü insanın Terabithia'ya aşık olacağına inanıyorum.”

Rolüne hazırlandığı günlerde filmin yönetmeni Gabor Csupo'nun ofisine gittiğinde duvarda asılı Terabithia resimlerine hayran kaldığını söyleyen küçük oyuncu, “O tablolarda peri resimleri gördüm, çok hoşuma gitti. Küçüklüğümden beri perileri çok sevmişimdir. Artık perilerin dünyasının karşımda capcanlı bir şekilde çıkmak üzere olduğunu biliyordum” diyor.

Kostüm tasarımcısı Barbara Darragh'ın hazırladığı rengarenk, kreatif ve kesinlikle çağdaş giysileri çok beğendiğini belirten AnnaSophia Robb'un giysiler konusundaki yorumu ise şöyle: “Leslie'yi taparcasına sevmemin sebeplerinden birisi de giydiği kıyafetlerdir. Birbirinden süper kol bantları ve bileklik gibi aksesuarlar takmaya bayılır. Bu aksesuarlar Leslie'nin kendisini dünyaya nasıl sunduğunun göstergesidir. Aynı zamanda hayata nasıl cevap verdiğini, kuralları yıkmaya ne kadar çok istekli olduğunu yansıtır. Giydiği bütün kıyafet ve aksesuarlarda kendi gücüne ne kadar inandığnın ve gücünü sergilemekten korkmadığının işaretleri vardır.”

“Bridge to Terabithia”nın oyuncu kadrosunda Josh ve AnnaSophia'nın yanısıra başka küçük oyuncular da vardı. Okulun zalim ve acımasız ruhlu kızı Janice Avery rolünde Lauren Clinton oynadı. Jess'in küçük kızkardeşi May Belle rolünü ise 6 yaşındaki Bailey Madison üstlendi. Jess ve Leslie'nin okul arkadaşları Gary Fulcher ve Scott Hoager rollerinde sırasıyla Elliott Lawless ve Cameron Wakefield kamera karşısına geçtiler.


Okulun yalnız ve dışlanmış çocuğu Jess rolünde Josh Hutcherson

Yeni arkadaşı sayesinde gözlerini Terabithia'nın gizli dünyasına açan yalnız çocuk Jess rolü için karizması ve mizah gücüyle bu rolü omuzlayacak bir oyuncuya ihtiyaç vardı. Binlerce çocuk yıldız adayı arasında yapılan yoğun arama çalışmasından sonra yapımcılar tek isim üzerinde anlaştılar: Geçtiğimiz yıllarda “Zathura” adlı aksiyon macera filmindeki rolüyle dikkat çeken ve son dönemde de “RV” adlı aile komedisinde Robin Williams'ın oğlunu oynayan Josh Hutcherson…

Yapımcı Lauren Levine bu süreci şu sözlerle anımsıyor: “Jess'i oynayacak aktörü bulmak gerçekten zor oldu. Kendisini çevredeki insanlardan soyutlayan içe dönük bir çocuğun yeni arkadaşı sayesinde Terabithia'nın kendine güvenli ve cesur liderine dönüşmesini yansıtabilecek bir oyuncuya ihtiyacımız vardı. Böyle bir oyuncuyu bulmak elbette kolay olmadı. Seçmeler sırasında çok sayıda yetenekli genç oyuncu bulduğumuz halde Jess karakterini hiçbirisi Josh kadar yakalayamadı. Üstlendiği karakteri çıktığı yolculuğun en başından sonuna kadar taşımayı başararak Jess karakterinin içinden geçtiği dönüşüm sürecini inandırıcı kılmayı başardı.”

Filmin akışı boyunca hayalgücünden destek alan sanatçı ruhlu kasabalı çocuğu oynamaktan heyecan duyduğunu belirten Josh Hutcherson, portresini çizdiği karakterle ilgili şu yorumu yapıyor: “Filmin başlangıcında Jess'in yalnız ve dışlanmış bir öğrenci olduğunu görürüz. Ailesi ona yeteri kadar dikkat etmediği için kendisini dışlanmış hisseder. Ancak sonradan hayatına Leslie adlı bu kızın girmesiyle birşeyler değişmeye başlar. Leslie büyük kentten gelmiştir. Kişilik yapısıyla, giyim tarzıyla, kısacası herşeyiyle farklıdır. Ancak zaman içinde birbirleriyle arkadaş olarak Terabithia adını verdikleri hayali dünyayı beraber yaratmaya başlarlar. İkisinin de hayal gücü çok kuvvetlidir. Jess açısından Terabithia'nın çok özel bir yeri vardır. Gerçek dünyada kendisini korkutan, endişelendiren herşeyle orada yüzleşme ve korkularını aşma fırsatını bulur.”

Yarışta birbirlerine rakip oldukları halde Jess ile Leslie'nin birbirleriyle bu kadar yakınlaşmasının sürpriz olmadığını belirten Josh Hutcherson sözlerine şöyle devam ediyor: “Jess'i olduğu gibi kabul eden ve onu var olan özellikleriyle gerçekten seven tek insanın Leslie olduğunu düşünüyorum. Jess'in oldukça zor bir aile hayatı vardır ama Leslie onun kendisini iyi hissetmesini sağlar. Çünkü ondaki sanatsal yeteneği görmüştür ve sanata sıkı sıkı sarıldığı takdirde çok daha başarılı olacağına inanmasına yardımcı olur.”

Filmin Terabithia'da geçen bölümlerinin çekimi sırasında Josh Hutcherson'un karşısına çıkan en büyük zorluk, o sahnelere daha sonradan digital yöntemlerle eklenecek yaratıklara karşı kendi hayal gücünü kullanarak oynamak oldu. O an için karşısında herhangi bir yaratık olmadığı ve sonradan ekleneceği için tamamen hayal gücüne yaslanmak zorundaydı.

Ancak daha önceden başrolünde Tom Hanks'in oynadığı “The Polar Express” adlı filmde en yeni teknolojilerle çalışması nedeniyle bu teknolojilere alışkın olduğunu ifade eden genç aktör, “Tenis raketiyle aslında var olmayan hayali bir topa vurmak veya karşınızdaki mavi ekranda var olduğunu farz ettiğiniz dev yaratığa tepki vermek oldukça zordu. Ancak sonuçta herşey hayal gücünde biter. Sonuçta ben de hayal gücümü çalıştırarak o sahnelerden başarıyla çıktım. Bu arada Weta Digital'deki görsel efekt uzmanlarının da büyük yardımını gördüğümü söylemeliyim. Çekimler sırasında birçok yaratığı bana bilgisayar ekranında gösterdiler. Bu kadar harika yaratık efektlerini önceden görmüş olmam sayesinde o sahneleri daha kolay oynadım.”



İçerik
RSS ve XML Servislerimiz
Site Haritası XML
XML - RSS 2.0
My MSN'ye Ekleyin

Google'a Ekleyin

Facebook'ta Paylaş.
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Terabithia Köprüsü
Bu sitenin dizayn ve içeriği Aloha tarafından gerçekleştirildi. Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024/768 ve 1280/1024 çözünürlükte görüntülenir.
Site Editörü: Ebru Altın, Tasarım: Selin Schwartz. Copyright © 2010   HTML Site Haritası
Mail Us