Terabithia Köprüsü
Şimdi gözlerini kapat ve beyninin kıvrımlarını sonuna kadar aç

Hayal Dünyasını Gerçeğe Dönüştürmek

Çocuklar ve ergenlik çağındaki gençler için yazılmış en büyük romanlar, son birkaç yıllık dönemde sinemaya aktarılarak hit filmlere dönüştü. “Holes”tan “Charlotte's Web”; “The Chronicles of Narnia: The Lion, the Witch and the Wardrobe”dan “Because of Winn-Dixie”ye kadar çok sayıda film, ardarda sinema salonlarında boy göstererek milyonlarca izleyiciye ulaştı.

Ancak çocuklar üzerinde çok güçlü etkiler bırakmasına rağmen bugüne kadar beyazperdeye aktarılmayan çok özel bir kitap vardı. Kitabın etkisinde kalarak büyüyenler, “Bridge to Terabithia”nın geniş ekrandaki yerini ne zaman alacağını merak ediyorlardı. Unutulmaz iki kahramanı Jess ile Leslie'nin akıl gözünde var olan, o ikisinden başka hiç kimsenin göremediği büyülü ülke Terabithia'yı geniş ekranda görmek isteyenler sabırsızlanıyordu.

Her dönemde çok okunmasına ve çocuk edebiyatının en önemli klasikleri arasına girmesine rağmen “Bridge to Terabithia”nın beyazperdeye aktarılması birtakım kreatif zorluklar içeriyordu: En büyük kahramanı hayalgücünün ta kendisi olan bir film nasıl yapılabilirdi? Terabithia'nın büyüleyici dünyası, Jess ve Leslie'nin gözünde anlam bulduğu şekliyle ekrana nasıl taşınabilirdi?

“Bridge to Terabithia”nın Newberry ödüllü yazarı Katherine Paterson, 70'li yıllarda kaleme aldığı kitabının geniş ekrana aktarılmasıyla ilgili izlenimlerini şu sözlerle dile getiriyor: “Açıkçası, kitabı ilk yazdığımda soyadı Paterson olmayan birisinin anlamayacağını düşünüyordum. O kitabı sadece oğlum okusun diye yazdığım için günün birinde kitap olacağı dahi aklıma gelmemişti. Bu yüzden de ileride kitap sayfalarından çıkıp film karelerine taşınacağını hayal bile etmedim.”

Hayali ülke Terabithia'nın yaratılma sürecinden büyük keyif aldığını belirten Katherine Paterson, bu konudaki düşüncesini şu sözlerle aktarıyor: “Kitabın filme dönüştürülmesindeki en büyük sıkıntımın Terabithia'nın neye benzeyeceği olduğunu itiraf etmeliyim. 30 yıldan beri her okurum kendi hayal gücünde kendi Terabithia'sını yarattı. Bu nedenle Terabithia'nın nasıl bir yer olduğu konusunda iki okurumun bile vizyonu birbiriyle aynı olmadı. Kitaplarla filmlerin birbirinden çok farklı olduğunu çok iyi biliyorum ama ben kitaplarımı okurlarımın hayal gücünü çalıştırmak amacıyla yazıyorum. Kendi hayal gücümde yarattığım bu dünyanın filmde onurlandırılmasını bekledim. Senayo yazımı, yönetim, aktörlerin oyunu ve tasarım gibi süreçlerin ardından filmin açılış jeneriği ekranda akmaya başladığında kendimi Jess ve Leslie'nin hayal gücünün derinliğine doğru yürüyor gibi hissettim ki, bu benim için çok önemliydi. Kitabı okumamış olan izleyicilerin de, bir öykünün neler yapabileceğini, güçlü bir öykünün insan ruhunu nasıl zenginleştirebileceğini görme fırsatı bulacağına inanıyorum.”

Paterson bu öyküyü o zamanlar 11 yaşında olan oğlu David için yazmıştı. İlk baskısı 1978 yılında yapılan kitap, kısa sürede ailelerin gözdesi haline geldi. Çocuklarının hayal gücünün genişlemesini isteyen aileler birbirine öğütlüyor, böylece kısa sürede her yere yayılmasını sağlıyorlardı. Paterson'un öyküsünden etkilenmeyen yok gibiydi. Kendi çocukluk hayallerinin süzgecinden geçirerek yazdığı “Bridge to Terabithia” sayesinde hayal gücünün önemine milyonlarca okuyucu inanmaya başlamıştı.

Paterson, Terabithia'yı yaratırken Jess ve Leslie'nin gerçek dünyadaki problemlerle başa çıkmak için hayal güçlerini kullanabildikleri bir yer olarak düşünmüştü. Filmde de bu değişmedi. Terabithia'daki fantastik yaratıkların hepsi, gerçek yaşamdaki benzerlerinin eşdeğer karşıtı olarak yaratıldı.

Örneğin okulda Jess ile Leslie'ye her gün acı çektiren kaba ruhlu öğrenciler, Terabithia'nın kötü adamları olarak ortaya çıktılar. Gary Fulcher adlı öğrenci Terabithia'da Hairy Vulture adını taşıyan yarı Fulcher yarı akbaba bir yaratığa dönüştü. Aynı şekilde Scott Hoager adlı öğrenci de Squogre adını taşıyan sincap, çirkin dev ve Hoager karışımı bir kötü yaratık olup çıktı. Okulun en acımasız kız öğrencisi olan Janice Avery ise, iki kahramanımızın savaştığı Dev'e dönüştü.

Katherine Paterson'un 1978 yılında 11 yaşında olan oğlu David Paterson da ilerleyen yıllarda yazarlığa ilgi duydu ve belki de kaderin bir cilvesi olarak başarılı bir oyun ve senaryo yazarı oldu. Annesinin yazdığı kitabı baz alarak film senaryosu haline getirdi. Bunu yaparken annesinin vizyonunu ekrana tam bir otantizmle taşımaya kendisini ithaf etti.

Şu anda kendisi de baba olan ve çocuklarına öykü anlatma şeklindeki zengin aile geleneğini devam ettiren David Patterson, annesinin yazdığı öyküyle ilgili şu yorumu yapıyor: “Bu öyküye karşı daima koruyucu duygular hissettim. Film haline getirilmesi benim için asla önemli olmadı, annemin onurlandırılması herşeyden daha önemliydi. Annem bu kitabı, çocukluğumdaki en iyi arkadaşım Lisa ve benim için yazmıştı. Senaryoyu yazarken önem verdiğim tek konu, annemin kitabının ruhunu korumak oldu. Çoğunlukla iki karakterin beynindeki hayali dünyada geçen bir romanı dinamik görsel araçlara dönüştürmenin çaresini bulmaya çalışırken öncelikle kitabın ruhunu korumayı hedefledim. Ortaya çıkacak film nasıl olursa olsun, herşeyden önce arkadaşlık ve hayalgücü üzerine bir öykü olarak kalmalıydı.”

Katherine Paterson da, oğlunun yazarlık yeteneğini her zaman cesaretlendirdiğini belirterek şunları söylüyor: “Oğlumun yazarlık yönünün güçlü olduğunu fark edince, beyninde kendine özel bir dünya kurarak o noktadan itibaren hızla koşmasını söyledim. David'in çok iyi bir yazar olacağını biliyordum. Ayrıca bu öykünün David için büyük anlam taşıdığının da farkındaydım. Bu öykü David ile başladı, senaryosunu da onun yazdığını görmekten dolayı mutluyum.”

Bu noktada sözü devralan David Paterson şöyle devam ediyor: “Yazdığı öykünün beyazperdeye aktarılmasında bana sonuna kadar güvendi. Bundan 30 yıl önce Lisa ile arkadaşlığımın öyküsünü anlattığında da ben anneme güvenmiştim. Annenizin yazdığı bir öyküden senaryo çıkarırken birtakım zorluklar yaşanması kaçınılmazdır. Ancak bu süreçte bana tam bir özgürlük verdi. Edebiyat ile filmin birbirinden ayrı mecralar olduğunu anladı. Ortaya çıkacak sonuçtan memnun kalacağını umuyorum. Aksi takdirde Noel tatilleri epeyce zorlu geçecek!”



İçerik
RSS ve XML Servislerimiz
Site Haritası XML
XML - RSS 2.0
My MSN'ye Ekleyin

Google'a Ekleyin

Facebook'ta Paylaş.
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Terabithia Köprüsü
Bu sitenin dizayn ve içeriği Aloha tarafından gerçekleştirildi. Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024/768 ve 1280/1024 çözünürlükte görüntülenir.
Site Editörü: Ebru Altın, Tasarım: Selin Schwartz. Copyright © 2010   HTML Site Haritası
Mail Us