Ebru Altın ile Ters Köşe Söyleşileri    Yazara Mesaj
RSS - XML
Esra Ruşan ile "Ada: Zombilerin Düğünü"nü her yönüyle konuştuk
"Tiyatro, sinema; ikisini de keyfini çıkararak yapıyorum"
Söyleşi: Ebru Altın
Facebook'ta Paylaş.

 Esra Ruşan'ın film kariyeri aslında biraz da şanssızlıklar zinciriyle başladı. Tiyatrodaki başarılı performansı devam ederken oynadığı "Kurtlar Vadisi: Terör", "Ayrılık" ve "Aşk Yakar" adlı televizyon dizilerinin üçü de uzun ömürlü olmadı. Oysa o, tiyatro ile filmleri beraber götürmek istiyordu. Bu karmaşadan tam da sıkıldığı noktada Türkiye'nin ilk zombi filmi "Ada: Zombilerin Düğünü"ndeki Gamze rolü için teklif geldi. Kendi deyimiyle iyi de oldu.

Geçtiğimiz hafta gösterime giren "Ada: Zombilerin Düğünü"nde soğukkanlılığını korumayı başaran Gamze karakterinin portresini çizen Esra Ruşan ile kariyerinin çıkış noktasını, ilk sinema deneyimini ve Türk Sinemasının bugünüyle geleceğini konuştuk.

Ebru Altın: Sizi şu aralar Murat Emir Eren ve Talip Ertürk'ün yönetmenliğini üstlendiği Türkiye'nin ilk zombi filmi ünvanını taşıyan Ada: Zombilerin Düğünü isimli filmde izliyoruz. Sizi daha yakından tanımak isteyen okurlarımız için biraz kendinizden bahseder misiniz?

Esra Ruşan: Kariyerinin ilk filminde zombiler tarafından yenen talihsiz bir oyuncuyum. 1983 yılında Kars'ta doğdum, İstanbul'da büyüdüm. Annem ve babam öğretmen olduğu için tabii ki benim de ilk tercihim öğretmenlikti. İstanbul Üniversitesi sınıf öğretmenliği bölümüne başladığımda yaşım çok küçüktü. Okulda mutsuz olduğum için sürekli yeni arayışlar içerisindeydim. İlk işim okulun yüzme takımına girmek oldu. Aynı dönem tiyatro kursuna gitmeye başladım. Bu benim için en başlarda yalnızca bir hobiydi. Fakat daha sonra vaktimin çoğunu ayırdığım bir durum haline geldi.

Dolayısıyla kendimi sınamak için Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nün sınavlarına girdim. Fakat atladığım bir şey vardı ki o da aileme haber vermek…J

Sınavı kazanmamla birlikte bu durumun ortaya çıkması pek iyi olmadı tabii ki… O akşam evin salonunda küçük çaplı bir kurul toplantısı oldu ve büyük ısrarlarım sonucu okula girişim böylece gerçekleşti. Sonrası ise beni gerçek anlamda bilgilendiren ve aydınlatan bir dönem oldu. Mezun olduktan sonra ilk önce Kurtlar Vadisi Terör dizisinde oynamak için anlaştım. Fakat dizi bir bölüm yayınlanıp, yayından kalktı. Ben de o bölümde yoktum. Sadece jenerikte üç saniye göründüm.

Hemen sonra ise Ayrılık Dizisi'nde oynamaya başladım. 6 bölüm sonra o da yayından kaldırıldı. Geçen sene Aşk Yakar'da rol aldım. Onun da uzun soluklu olmaması, beni biraz inzivaya çekilmeye yöneltti. Bu karmaşadan çok sıkılmıştım. Ama bunun yanısıra tiyatro da hayatım bilfiil devam ediyordu. Ada filmi için teklif tam da bu sırada geldi. İyi ki de geldi…J

E.A Ada: Zombilerin Düğünü, bir yanıyla seyirciyi korkuturken diğer yanıyla da güldürü öğesini içerisinde bulundurmayı ihmal etmeyen bir çalışma niteliğinde. Peki siz bu hikayenin tam olarak neresindesiniz?

E.R Tam ortasındayım, tüm karakterler gibi… Filmde olaylar bizim başımızdan geçiyor. Bu nedenle filmin güldüren ve korkutan karelerinin içinde bol bol varım.

E.A Sinemaseverler sizi nasıl bir karaktere bürünmüş olarak izleyecekler? Bize biraz canlandırmış olduğunuz karakterden bahseder misiniz?

E.R Ankara'dan arkadaşlarının düğünü için kalkıp Ada'ya gelen Gamze'yi canlandırıyorum. Gamze, biraz da eski sevgilisini görebilmek için düğüne geliyor ve tüm bu olaylar süresince soğukkanlılığını en çok koruyan kişilerden birisi durumunda… Hatta Ömer ve Murat'a yol göstermeye çalışıyor. Didişmeci bir yapısı var. Ama sakinliğini korumayı da biliyor. Keşke kendini korumayı da başarabilseydi…J

E.A Sizi bu projeye çeken unsur neydi? Bu projeye nasıl dahil oldunuz?

E.R Murat ve Talip'i zaten tanıyordum. Böyle bir film çekeceklerinden de haberim vardı. Ama proje için beni düşündüklerini bilmiyordum. Teklif ettiklerinde çok sevindim. Neredeyse hiç düşünmeden kabul ettim. Çünkü Murat ve Talip'in zekalarına ve mizah anlayışlarına güveniyordum. Senaryo da çok eğlenceli görünüyordu. Yani oynamamam için hiçbir sebep yoktu.

E.A Filmi sizin için özel yapan detaylar bulunmakta mı?

E.R İlk filmim olması ve Türkiye'nin ilk zombi filminde oynamak, filmi benim için yeterince özel kılıyor.

E.A Çekimleri nerelerde yaptınız ve ne kadar sürdü?

E.R Çekimleri Büyükada'da terk edilmiş bir tatil köyünde yaptık ve yaklaşık üç hafta sürdü.

E.A Filmin çekimleri sırasında ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

E.R Gece çekimlerinin gün doğana kadar devam etmesi biraz zorladı ilk zamanlarda… Ama ilk filmim olması ve setteki güzel insanlar, beni yeterince motive ediyordu.

  Önceki Söyleşiler
 Hasan Karacadağ
"Metafizik dünya, ölüm ötesi hayat, bizden başka varlıklar, gölgelerin arkasındaki gizemler, rüyalar alemi... İşte tüm bunları filmleştirirsem beynimi özgür bırakıp diğer türlere geçiş yapacağım."
 Ezgi Asaroğlu
"Film, doğu ve batının sentezi gibi… Olay örgüsüyle şaşırtırken; ilişkilere, aşka, tutkuya ve bunların sınırlarının nereye kadar zorlanabileceğine dair de düşündüren bir film. "
 Algı Eke
"Mazi Yarası… Kendini pürüzsüz anlatan bir film. Hiçbir iddiası veya bir mesaj vermek gibi bir çabası yok."
 Ayça Bingöl
"Gitmek istersen gerçekten her yer yakındır elbette ama bu ne kadar istediğinle ilgili bir şey kanımca…"
 Eyşan Özhim
"Filmi seyredin, afişi daha iyi anlayacaksınız"
 Daha fazlası

RSS ve XML Servislerimiz
Site Haritası XML
XML - RSS 2.0
My MSN'ye Ekleyin

Google'a Ekleyin

Add to My AOL
Facebook'ta Paylaş.
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Bu sitenin dizayn ve içeriği Aloha tarafından gerçekleştirildi. Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024/768 ve 1280/1024 çözünürlükte görüntülenir.
Site Editörü: Ebru Altın, Tasarım: Selin Schwartz. Copyright © 2009   HTML Site Haritası
E-Mail Gönder