
Özel Dosyalar Türk ve Dünya Sineması İnceleme, Araştırma, Analizleri
|
Diğer Özel Dosyalar
|
|||||||||||||||||||||||||||||||
N'olacak bu Türk Sinemasının hali?
Bu yıl gösterime çıkan Türk filmi sayısı fazla ama izleyciyle buluşmakta zorlandıklarını görüyoruz. Seyirci sayısı geçen yıllardakinin 10'da birine ulaşmıyor. Peki sorun nerede?
Türkiye sinemalarında artık eskisi gibi yaz molası verilmiyor. Özellikle ABD sinemasının “blockbuster” denilen gişe rekortmeni yapımlarının (Karayip Korsanları, Örümcek Adam 3 gibi), yaz döneminde ABD ile aynı anda ülkemizde gösterime girip hatırı sayılır hasılat yaptıklarını görüyoruz.
Türk sineması ise geleneği bu yaz da bozmadı ve Mayıs başından Eylül sonuna kadar ilaç için bir tane bile Türk filmi gösterime çıkmadı. Her sene olduğu gibi Ekim ayının gelmesiyle birlikte Türk Sinemasının örnekleri de salonlarda yerini almaya başladı.
Ancak bu yılın hasılat rakamlarına şöyle bir baktığımızda gişe durumunun hiç de tatmin edici olmadığını görüyoruz. Yapımcılar durumdan memnun mudur bilemeyiz ama rakamların geçtiğimiz yıllara kıyasla çok bariz şekilde düşük olduğu ortada...
Hatırlarsınız daha birkaç ay öncesine kadar “Türk Sineması şaha kalktı, yabancı filmlere ilgi azaldı, izleyici ABD filmlerinden uzaklaştı” deniliyordu. 2007 sonbaharı itibariyle bunun artık gerçek olmadığını, en azından gösterime çıkan filmler için geçen yıllardaki milyonluk izleyici rakamlarına ulaşmanın hayal olduğunu söyleyebiliriz.
2 - 4 Kasım 2007 hafta sonu itibariyle Türk filmleri arasında en yüksek seyirci rakamını 152.019 seyirciyle Fatih Akın'ın “Yaşamın Kıyısında”sı toplamış durumda… Onu 134.225 seyirciyle Ulaş Ak'ın “Avrupalı” adlı çalışması izliyor. Üçüncü sırada ise 46.378 izleyiciyle Çağan Irmak'ın 2001'de çektiği ama ancak bu yıl gösterime çıkabilen “Bana Şans Dile”si var. Çok iddialı olduğu söylenen “Janjan”, “Cumhurbaşkanı Öteki Türkiye'de” ve “Sıfır Dediğimde” gibi filmlerin her birinin seyirci sayısı ise 20 bini bile bulmadı.
Oysa geçtiğimiz 2006 yılına bakılınca aynı dönemde gösterime çıkan “Hokkabaz”ın 1.300.000'ü geçen, “Sınav”ın ise 450 bini aşan izleyiciyle buluştuğunu görüyoruz. Üçüncü sırada görülen “Araf”, 107.278 izleyiciyle bu yıl gösterime çıkan 5 filmin toplamından daha fazla izleyici toplamış.
Aynı durum 2005 yılında aynı dönemde gösterime çıkan “Maskeli Beşler” (454.751 seyirci); Döngel Karhanesi (376.185 seyirci) için de geçerli…
2004'ün Ekiminde gösterime çıkan “Yazı Tura”nın seyirci sayısı 238.147 olmuş. Bu yılın şu ana kadarki 7 filmini toplayın, yine de bu rakama ulaşamıyorsunuz.
2003 Ekiminde gösterilen “Asmalı Konak”ın seyirci sayısının 1.409.052 olduğunu da belirtelim.
Rakamlara bakınca pek çok gerekçe ileri sürülebilir. “Efendim geçen sene Bayram tatili vardı, o yüzden Hokkabaz'ın seyirci sayısı fazla oldu denebilir. Peki şunu sormak gerekmez mi? Bu yıl bayram tatili yok muydu? Bayramda gösterime çıkan “Avrupalı” ve “Janjan”ın ikisinin toplamı, neden “Hokkabaz”ın 10'da birine bile ulaşamadı?
Yine bir gerekçe olarak, siz niceliğe boşverin, niteliğe bakın denilebilir. “Seyirci sayısı az olabilir ama siz filmin mesajına bakacaksınız” bahanesine sığınılabilir. Peki, “Yaşamın Kıyısında” hariç, diğer Türk filmlerinden hangisinin izleyiciyi sarsan, düşündüren sağlam bir mesajı var?
Türk Sinemasında en azından seyirci sayısı bakımından bir sorun olduğunu görmek için kahin olmaya gerek yok. 5 yıl boyunca aynı dönemde gösterime giren filmlerin seyirci sayısına bakmak yeterli… Üstelik aralık ayından itibaren sinema salonlarını Türk filmleri daha fazla işgal edeceği için yabancı filmlere salon bile kalmayacak. Seyirci olmadan sektörün çarkları dönmeyeceğine göre, “Ne olacak bu Türk sinemasının hali?” diye şimdiden düşünmenin zamanı gelmedi mi, ne dersiniz?
|
||||||||||||||||||||||||||||||||