![]() Araştırma: Ebru Altın
Bilindiği gibi gerek Timely gerekse de Marvel Comics, günümüz çizgi romanlarının ana kaynağını oluşturan şirketlerden sadece birkaçı niteliğindedir. Durum böyle olunca çizgi romandan beyazperdeye uyarlanan film pazarı bu iki Comics'lerin elinden çıkma modundadır. Kimisi karakterlerinde oluşturduğu ve okuyucuya verdiği o eşsiz etkiyi beyazperdede bulamazken, kimisinde ise bu durum tamamen tersine dönebilmektedir.
Martin Goodman'ın genel çizgi roman akımının aksine süper kahraman öyküleri yayınlama isteğiyle 1939 yılında kurduğu Timely Comics şirketi, çizgi roman tarihinde altın çağ olarak adlandırılan dönemini, Superman'in ev sahipliği yaptığı Action Comics dizisi ile yaşar.
Superman karakteri ile büyük başarı sağlayan National Comics isimli yayınevi (ki daha sonra adı DC Comics olarak değiştirilir) başarısını 1939 yılında yayına soktuğu bir diğer süper kahraman Batman ile devam ettirir.
1939 yılında Timely Comics'in ilk süper kahraman dizisi olarak yayınlanmaya başlayan Namor ile de mitolojik bir olguya parmak basar. Kaldı ki Namor'un en önemli özelliği mitolojide sular altında kalan Atlantis'ten gelmesi ve insanlardan nefret etmesi şeklinde özetlenir. Bir anlamda Namor için çizgi roman tarihinin ilk anti kahramanı olarak basit bir tanımlama bile yapılabilir.
Namor ile başlayan atak Human - Torch (Alev Adam) ile devam eder. Bu iki kahraman ayrı öykülerde yer almasına rağmen, aralarındaki sürtüşme ve kavgalar onlara ister istemez belli bir popülerlik de sağlar.
Amerika'nın İkinci Dünya Savaşı'na girmesine Timely evrenide elbetteki kayıtsız kalmaz. Namor ve Human Torch bu sefer güçlerini Nazilere karşı kullanmaya başlarlar. Bunun yanında 30'lu yılların çizgi roman anlayışı ile günümüz anlayışı arasındaki en temel fark da öykülerde süper kötülere yer olmamasıdır. Kahramanlar ya çılgın bilim adamlarıyla ya da bildiğimiz suçlular ile karşılaşırlar.
Bu arada DC Comics şirketi, şaşırtıcı bir hamle ile Altın Çağ kahramanlarından Flash'ı Shadowcase isimli öykü içinde tekrardan yayınlama kararı alır. Aynı formülü Hawkman ve Green Lantern içinde uygulayan ve sıradışı başarı sağlayan çizgi romancılıkta ise böylelikle gümüş çağ devri başlatılmış olur.
Böylece dikkat tekrardan süper kahramanların üzerine çekilir. Superman, Batman, Harika Kadın, Flash, Martian Man ve Aquaman'in katılımı ile Amerika Adalet Birliği oluşturulur.
Marvel'in doğuşu
Buraya kadar herşey yolunda giderken 1961 yılında yayınevi sahibi Martin Goodman'in talimatı ile Stan Lee ve Jack Kirby, DC'nin Adalet Birliği'ne rakip olacak bir süper kahraman takımı yaratmak için kolları sıvar.
Ortaya çıkan eser ise elbette ki Fantastik Dörtlü olur. Fantastik Dörtlü'nün sıradışı başarısı sayesinde Marvel Comics parasal darboğazı aşıp rahat bir nefes alır. Bünyesini Steve Ditko ve Don Heck gibi genç yazar çizerler ile güçlendiren Marvel, iki yıl içerisinde müthiş bir atağa başlar.
Yeşil Dev Hulk, Şimşek Tanrısı Thor, Örümcek Adam, İntikamcılar ve X-Men, ses getiren belli başlı çizgi romanlardan birkaçı olur. Marvel bu yayınların başarısı ile pazar payını genişletir ve kısa sürede piyasada lider konumuna gelir.
Stan Lee'nin hikaye yazarken izlediği ve daha sonra Marvel Metodu olarak isimlendirilen yolu ise şu şekildedir. Konuyu kabaca yazarlara özetler ve onların yaratıcı özgürlüklerini sergilemesini bekler, çizim ve renklendirme faslı bittikten sonra ise öykü ve diyaloglar son haline getirilir.
Marvel Metodu'na ve Steve Ditko, Jack Kirby gibi başarılı çizerlerin varlığına rağmen Marvel'in esas sırrı ise kahramanlarına kişilik ve karakter katmasıdır. Her Marvel kahramanı günlük hayatta rastlayabileceğimiz problemler ile boğuşur. Bu sayede okur eserdeki kahraman ile kendini rahatça özdeşleştirebilir.
Nitekim bugüne kadar çizgi roman sayfalarından beyazperdeye transfer olmuş olan kahramanların performanslarıyla ilgili genel değerlendirmeler serinin hayranları tarafından büyük bir keyifle yapılır.
Yazının başında da belirtmiş olduğumuz gibi beyazperdeye uyarlanan kahramanların bir kısmı gerçekten ses getirirken bir kısmı ise inandırıcılık boyutunu kaybetme noktasındadır.
Marvel kahramanlarını tanıyalım
İşte bugüne kadar çizgi roman sayfalarından beyazperdeye uyarlanan kahramanlarla ilgili genel özellik ve değerlendirmelerimiz…
Batman
Batman'in gizli kimliği milyarder sanayici, playboy ve hayırsever olan Bruce Wayne'e dayanmaktadır. Henüz çocukken ailesinin öldürülmesine şahit olan Wayne, pek çok çeşitli alanlarda kendini eğittikten sonra yarasa temalı kostüm ve ekipmanları ile suça karşı savaşa başlar. Pek çok süper kahramanda olduğu gibi süper güçleri yoktur. Savaşını ise kişisel servetini kullanarak sürdürür.
Kaldı ki seri halinde yayınlanan film, 1989 yılından bu yana sinema izleyicisi tarafındanda çok seviliyor. Özellikle sinema dünyasının son Batman'i Christian Bale'in rol aldığı “Batman Begins”te ön plana çıkan teknoloji harikası görsel efektlerle film, adından sıkça bahsettirmeyi başarmıştı.
SpidermanHayali Spider-Man karakteri Peter Parker, Queens'te yaşayan bir bilim dehasıdır. Genetik yapısı değiştirilmiş bir örümceğin ısırığı ile çeşitli güçlere sahip olur. Bir hırsızı durdurabileceği halde durduramaz ve o hırsız Peter'ın amcası Benjamin'i öldürür. Amcasının ölümünden suçluluk duyar ve kendisi için dikilen özel kostümü giyerek suçla savaşmaya başlar.
Bu kostüm Spider-Man'in her zamanki görev kostümüdür. Normal Örümcek Adam serisindekinin aksine bu kostüm, katıldığı paralı dövüşlerde dövüş arenasının sahibi tarafından ona verilmiştir.
Spider-Man açıkçası bir çizgi roman uyarlaması için gereken bütün detayları bünyesinde rahatlıkla bulunduran yapımlardan birisi niteliğindeydi. Sam Raimi'nin muhteşem bir aksiyon yönetmeni olmasının yanı sıra karakter ayrıntıcılığının en derinlerine giden yapısı ile Spider-Man'den çok Peter Parker'a filmde yer vermesi çizgi romandan fırlamış gibi duran spidey figürü, estetiği, renk kullanımıyla kusursuza yakın bir uyarlama durumundaydı.
Sin City
Yönetmenliğini Frank Miller, Robert Rodriguez ve Quentin Tarantino'nun üstlendiği “Günah Şehri/ Sin City” isimli yapımda, Mickey Rourke, Bruce Willis, Clive Owen, Jessica Alba ve Rosario Dawson gibi ünlü oyuncular rol aldı. Frank Miller'ın “Sin City” serisinden sinemaya uyarlanan yapım, sert sokak dövüşçüsü Marv'ın birlikte olduğu güzel Goldie'yi ölü bulmasının ardından intikam yemini etmesini ve beraberinde gelişen olayları anlatıyor.
The HulkBruce Banner isimli bilim adamının, çölde yapılan bir nükleer deneyde gama ışınlarına maruz kalması üzerine oluşturulan ve genetik tetikleyicilerle harekete geçen geçici mutasyonlar sonucu ortaya çıkan kahramandır.
Asıl kişiliği zeki ve mantıklı bir bilim adamı olmasına rağmen Hulk zeka seviyesi düşük ve aşırı duygusal bir devdir.
The Hulk için aslında Ang Lee'nin sinema şöleni şeklinde bir tabir kullanmamız yanlış olmaz sanırım.
X-Men
X-Men'ler hayali mutantlar olarak evrimdeki bir değişim sonunda, insanüstü güçlerle doğan ve genelde ergenlik döneminde ortaya çıkan özelliklere sahip hayali kahramanlardır.
Bu kadar çok karaktere sahip bir çizgi romanda hepsinin sorunlarına belli bir derece yönelmeyi tercih eden Bryan Singer bunu da gayet iyi bir şekilde başarmıştı.
SupermanGerçek kimliğini gizlemek için Clark Kent adını kullanır. Kal-El babası Jor-El ve annesi Lara tarafından patlamak üzere olan Kripton gezegeninden kurtulması için bir roket ile dünyaya gönderilir. Jor-El'in Kal-El'i dünyaya göndermesinin sebebi sarı güneşin ona çok üstün güçler vereceğini bilmesidir. Kansas'da Smallville kasabası yakınlarına düşen Kal-El'i Martha ve Johathan Kent isminde bir çiftçi bulur ve ona Clark ismini vererek kendi çocukları gibi yetiştirirler. Üniversiteyi okumak için Metropolis kentine gelir. Üniversiteyi bitirince Daily Planet gazetesinde işe başlar.
Burada Lois Lane ile tanışır ve olaylar böylece gelişmeye başlar. Superman ismini ona veren Lois Lane'dir.
Serinin ilk halkası olan filmin yönetmenliğini Richard Donner, ikinci halkasını ise Richard Lester üstlenmişti.
Iron ManTony Stark, zevke düşkün, çok tanınan, etkili genç bir milyarder ve inanılmaz bilimsel zekasıyla Stark Enterprises'i ileri teknolojili, çok uluslu bir sanayi devi haline getiren adamdır. Bir bilimsel deney sırasında işlerin yanlış gitmesiyle ağır bir şekilde yaralanan Stark, kendisini bütün dünyayı ele geçirmeye çalıştığı şeytani bir planda kullanmak isteyen dengesiz bir dahi olan kötü adam Mandarin tarafından yakalanır. Stark kaçmaya çalıştığı sırada kötü bir şekilde yaralanır. Güçlükle hayatta kalan Stark, bu esnada jet gücüyle çalışan botlara sahip çok sağlam bir zırh tasarlar. Bu kıyafetle birlikte bütün kötü güçleri ezmeye hazır bir Demir Adam'da böylelikle ortaya çıkmış olur.
Demir Adam'ın görevi Mandarin ve kötü adamlardan oluşan korkunç adamlar galerisini etkisiz hale getirmektir…
DaredevilGerçek adı Matt Murdock'dır. Matt daha 12 yaşındayken gözlerini kaybeder ama gözleri olmamasına rağmen Matt'a zorluk çıkarmaz. Matt gözlerini kaybetmiştir ama karşılığında hissetme, çok iyi işitme ve radar özellikleri kazanmıştır. Radar Matt'in gözleri gibidir. Matt'in babası Jack profesyonel bir boksçudur. Ama Jack'in aynı zamanda birçok düşmanı vardır. Düşmanlarının tek amacı ise Jack'i boksta yenmektir ancak bir türlü bunu başaramazlar ve en sonunda Jack'i öldürürler.
Matt artık otuzlu yaşlarına geldiğinde artık ünlü bir avukattır ve hayatını öyle sürdürür. Tabii Matt'inde sevgilisi vardır. Elektra Nathios adında New York'lu bir genç kız Matt'in sevgilisidir.
Daredevil yani Matt çok akrobatik bir kahramandır. Genellikle geceleri çalışır ve geceleri ortaya çıkar. Kendi tasarladığı sopası onun baş silahıdır bu yüzden onu her yerde kullanır. İçinden çıkan esnek ama demir kadar güçlü tel sayesinde ise örümcek adam gibi uçabilme yeteneğine sahiptir.
|
Diğer Özel Dosyalar
|
Aloha Sinema Site Haritası ve RSS Servisleri
|
|||||||