|
İranlı yazar Freidoune Sahebjam'ın gerçek olaylardan yola çıkarak kaleme aldığı “The Stoning of Soraya” adlı kitabından beyazperdeye aktarılan Soraya'yı Taşlamak adlı filmde, İran'ın küçük bir köyünde zina yapmakla suçlanan masum bir kadının, köyün erkekleri tarafından taşlanarak öldürülmesi olayı acınası bir şekilde gözler önüne seriliyor.
Film süresi içerisinde, 4 çocuk annesi olan Soraya'nın nasıl bir komploya kurban gittiğini kah kızgınlık kah gözyaşlarıyla izliyoruz. Nitekim bu duygu geçişlerinin özellikle de kızgınlık boyutunun hali hazırda İran hükümetince recm adı altında devam ettirilmesinden ileri geldiğini söylememize de gerek yoktur herhalde.
Kocası tarafından devamlı şiddet gören Soraya, 14 yaşındaki bir kız çocuğuyla evlenmek isteyen eşinden boşanmadığı için çeşitli iftiralara maruz kalmış genç bir kadındır. Eziyetin bini bin para hesabı kocasından çile çektiği yetmezmiş gibi zaman içerisinde eşinin kışkırttığı erkek çocuklarının da nefretiyle karşı karşıya kalır.
Soraya'nın tek düşüncesi ise bütün bu olan bitenler içerisinde sadece biraz daha fazla para biriktirip kızlarının geleceğini kurtarmaktır. Zira başına gelenlerin tek nedeni de aslında bu gerçektir. Kızlarını korumak, erkek zulmü ve egemenliğinden kurtularak bir birey olarak yaşamak istemesi, hepsi bu…Bunu yapabilmek içinde köydeki dul bir adamın evine yemeğe ve temizliğe giderek çalışmaya başlar. İlk başlarda kendisinden para istenmesin diye ayarlanan iş, ilerleyen süreçte çıkarlara tamamen ters gelmesinden ötürü kabul edilemez bir ikiyüzlülük olayına gelerek iffetsizliğe dönüşüverir.
Yaşanan tüm bu sıkıntılar içinde ise ona destek olan tek kişi yine teyzesi olur. Nitekim tamamıyla erkek egemen bir toplumda, kadının kadından başka dostu olmayacağı mesajının alttan alta verildiğini de göz ardı etmemek gerek hani…
Ülkesi İran'dan kaçarak yurt dışında çalışmalarını sürdüren yönetmen Cyrus Nowrasteh, birkaç küçük yapaylık dışında son derece etkileyici bir filmle karşımıza geliyor. Bu birkaç küçük pürüzün başını ise elbette ki filmin Ürdün'de çekilerek, olaylara yapay bir hava vermiş olması çekiyor.
Sonuç itibariyle Soraya'nın gözler önüne serilen öyküsünü merak edip izlemek isteyenler için şimdiden film çıkışında kafalarda oluşacak bol soru baloncuklarınızla sizleri baş başa bırakarak, iyi seyirler diliyorum. Tabii ne kadar iyi seyir olursa artık!
|
Aloha Sinema Site Haritası ve RSS Servisleri
|
|||||||