İzlenimlerin Derinliği - Ebru Altın
Aşkın (500) Günü: Aşk 2 bilinmeyenli denkleme eşit midir?
Google'a Ekleyin
Facebook'ta Paylaş.
Yazar Arşivi
RSS - XML
Yazara Mesaj
Son zamanlarda sıkça denk geldiğimiz, klişe moddaki romantik komedi filmlerinin aksine tamamen gerçekçi öğelerden yola çıkarak hazırlanan Aşkın (500) Günü'nde beklenti ve gerçekler arasında sıkışıp kalmış esas kız ve esas oğlanın hikayesinin yansımasını beyazperdeye gün bazında düşerken izliyoruz.

Psikolojik etkileşim sürecinde renk skalasının önemine de bir nebze değinildiği gözlemlenen filmde olumlu giden hemen her şeyde daha aydınlık ve daha güzel bir atmosfer yaratılırken, olumludan olumsuza doğru seyreden olgularda da daha gri ve puslu ortamlardan yararlanıldığına şahit oluyoruz. Bu durum her ne kadar kimi kesim tarafından basite kaçan bir detay gibi gözükse de, filme olumlu etkisi de su götürmez gerçeklerden birisi olarak değerlendirilebilir.

Bugüne kadar alışmış olduğumuz romantik - komedi filmleri tezini, tarzıyla açık ara çürütmeye dayalı bir kurguya sahip olan filmde, süreç tersten işlemek yerine, olabildiğince yalınlığıyla en baştan en sona doğru izleyiciyi götürerek, bir nevi kendinizden bir parça detay bulmanızı da bahaneyle kolaylaştırmış oluyor.

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan Aşkın (500) Günü'nde, aşkın gerçek olduğuna inanmayan Summer ve Summer'a aşık olan Tom'un hikayesini izliyoruz. Tom, Summer'a ilk gördüğü anda aşık olmuştur. Artık ölene kadar onunla olması gerektiğine emindir. Fakat Summer aşka da ilişki yaşamaya da inanmamaktadır. Buna rağmen kahramanlarımız, adına arkadaşlık denemeyecek, komik ve eğlenceli olduğu kadar da tutku ve ihtiras dolu bir ilişkinin içine kendilerini girerken bulurlar.

Esas oğlan Tom, herkesin kendinden başka bir şey düşünmediği günümüz modern dünyasında bile kaderin en baştan ağlarını ördüğü o sonsuz aşka inanıyor. Esas kız Summer ise inanmıyor. Hem de hiç… Ama bu gerçek Tom'un tüm gücünü ve cesaretini işin içine katarak Summer'ın peşinden koşmasına engel değil. Tom sadece bu tatlı, espritüel ve akıllı kıza değil, aynı zamanda kalbini ve hatta dünyayı durdurabilecek güçte bir aşkın var olduğu fikrine de aşık oluveriyor.

Fitilin ateşlendiği o birinci günden sonra ise sayılar peşi sıra dökülmeye başlar. 31. günün sonunda işler hesapta olmayan şekilde sarpa sarar. 32. günün sonunda Tom artık resmi olarak aşıktır ve aklının içindeki tek şey Summer'ın baş döndüren olağanüstü dünyasıdır. 185. günün sonunda, ortama bir belirsizlik hakimdir fakat umudu da yok olmuş değildir.

Sonuç itibariyle Aşkın (500) Günü isimli film, Tom ve Summer'ın inişli çıkışlı, bazen mutlu, çoğunlukla dengesiz ilişkisini bir baştan bir sondan giderek ele alıyor. Bir yandan ihtiras, randevular ve seks, diğer yanda ise ayrılıklar, sürekli şikayet hali ve uzaklaşma…

Müzik klipleri yönetmeni olarak tanınan Marc Webb'i, ilk uzun metrajlı filmi Aşkın (500) Günü'nde bir aşk öyküsünü farklı bir kurguyla karşımıza getirirken izliyoruz.

Gelgitler eşliğinde aşkın anlamını çözme ve gerçek kılma umuduyla çıkılan bu yolculukta esas oğlanın durumunu merak ediyorsanız eğer buyurun Aşkın (500) Günü'ne… Hepinize şimdiden keyifli seyirler…

 Yazarın Önceki Yazıları  
RSS ve XML Servislerimiz
Site Haritası XML
XML - RSS 2.0
My MSN'ye Ekleyin

Google'a Ekleyin

EkleBunu RSS Ekle Butonu
Facebook'ta Paylaş.
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Bu sitenin dizayn ve içeriği Aloha tarafından gerçekleştirildi. Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024/768 ve 1280/1024 çözünürlükte görüntülenir.
Site Editörü: Ebru Altın, Tasarım: Selin Schwartz. Copyright © 2009   HTML Site Haritası
E-Mail Gönder