Google'a Ekleyin
Facebook'ta Paylaş.
Yazar Arşivi      RSS - XML
Oda gerçekten boş mu?
Hollywood yapımcılarının son zamanlarda yoğun bir şekilde ilgi gösterdikleri ve klostrofobik öğelerin had safhada yer aldığı filmler kervanına, Nimrod Antal'ın yönetmenliğini üstlendiği Boş Oda / Vacancy filmini de eklemeyi unutmayalım lütfen.
Her ne kadar gerilim ve korku deyince aklımıza değişik fikirler geliyor olsa da son zamanlarda seyrettiğimiz filmler çoğunlukla bizi tek bir kapıya çıkarıyor. O da filmin genelinde boş bir motel varsa, sessiz telefonlar peşinizi bırakmıyorsa ve şizofreni dürtüleriyle hayali temalar gören birileri varsa o filmin kesin korku, gerilim türü bir şey olduğudur.. Tabii ki yok böyle bir şey. Ancak gelin de bunu Hollywood yapımcılarına anlatın.
Düşük bütçelerle fazla harcama yapılmadan ortaya bir şey konulmak isteniyor ama artık millet bu tarz filmleri seyrederken heyecan olgusunu ne kadar ayakta tutabiliyor bilemiyorum doğrusu… Filmimiz malum her zamanki gibi ağırlıklı olarak tek mekanda geçen korku - gerilim karışımı (!) yapıtlardan birisi.
Yola fırlayan bir rakun yüzünden kaza atlatan ve arabaları hasar gören, boşanma aşamasındaki Amy ve David geceyi ıssız bir motelde geçirmek zorunda kalır. Motel çalışanlarının saldırılarına maruz kalmadan önce, sürekli olarak birbirlerine laf sokuşturup didişen bu çift her ne hikmetse kendilerine yapılan saldırılardan sonra kenetlenme moduna geçmeyi tercih eder. Aslında birbirlerinden bekledikleri  veya duymak istedikleri tek bir söz vardır. O da elbette ki “seni seviyorum” sözüdür.
Ancak bu söz o kadar abartılı bir şekilde ele alınmış ki insanın bir anlık da olsa bu sözü söylemek için dış tehditlere veya saldırılara maruz kalması mı gerek acaba diye düşünmeden edememesini sağlıyor.
Sonuç itibariyle ikili, kendilerine layık görülen balayı suiti'ne adım atar atmaz, ne türden bir belanın içinde olduklarını çok geçmeden anlıyorlar. Odadaki, hiçbir kanalı göstermeyen televizyonun kenarına konan video kasetlerine göz attıklarında ise aynı mekanda daha önce saldırıya uğrayan insanların görüntülerine rastlıyorlar. Sonrası malum zaten… Çok geçmeden telefonları acı acık çalıyor ve duvarları yumruklanıyor.
Kontrol isimli filmiyle tanındıktan sonra soluğu Hollywood'da bulan Macar yönetmen Nimrod Antal'ın imzasını taşıyan Boş Oda / Vacancy'de aslında buram buram Hitchcock tarzının koktuğu da rahatlıkla söylenebilir. Kaldı ki model konsepti Sapık'ı çağrıştırsa da kapalı bir odada, nereden geleceği belli olmayan hamlelere karşı gergin bekleyiş ve arka arkaya gelen kapı ve duvar yumruklamaları da ister istemez Kuşlar isimli filmi anımsatıyor.
İzolasyon ve klostrofobinin getirdiği gerginliği iyi kullanan Boş Oda, anlık korkular yaşamak isteyen izleyicilere iyi gelecektir belki ama genel anlamda vasatın üzerine çıkamayan filmlerden olduğu da kesin. Bu nedenle psikolojik gerilimin de katkıda bulunduğu, unutulmayacak bir korku filmi arıyorsanız, mantık hatalarından nasibini bolca almış olan Boş Oda / Vacancy'de beklentilerinizi çok da yüksek tutmayın derim… Hepinize şimdiden iyi seyirler…
Yazarın Önceki Yazıları
Aloha Sinema

Paylaşım Siteleri, RSS ve XML Servislerimiz
Site Haritası - XML
RSS Feeds

Google'a Ekleyin

My Yahoo'ya Ekleyin

Add to My AOL

Facebook'ta Paylaş.
Add to Technorati Favorites!
Bu sitenin dizayn ve içeriği Aloha tarafından gerçekleştirildi. Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024/768 ve 1280/1024 çözünürlükte görüntülenir.
Site Editörü: Ebru Altın, Tasarım: Selin Schwartz. Copyright © 2008   HTML Site Haritası
E-Mail Gönder