<META HTTP-EQUIV="Content-Type" CONTENT="text/html; charset=windows-1254"> The X-Files: İnanmak İstiyorum - The X-Files: I Want to Believe Yapım Notları - David Duchovny, Gillian Anderson
The X-Files: İnanmak İstiyorum - The X-Files: I Want to Believe
İzleyici ve Box Office
68.484 izleyici
619.285 TL
The X-Files: İnanmak İstiyorum
The X-Files: I Want to Believe
Yönetmen Chris Carter
Oyuncular David Duchovny, Gillian Anderson, Amanda Peet, Billy Connolly, Xzibit, Mitch Pileggi, Nicki Aycox
Senaryo Frank Spotnitz, Chris Carter
Yapımcılar Chris Carter, Frank Spotnitz
Görüntü Yönetmeni Bill Roe
Prodüksiyon Tasarımı Mark S. Freeborn
Kostüm Tasarımı Lisa Tomczeszyn
Kurgu Richard A. Harris
Set Dekorasyonu Shirley Inget
Özgün Müzik Mark Snow
Yapımcı Stüdyo 20th Century Fox
Türkiye Dağıtımı Tiglon Film
Gösterim Tarihi 12 Eylül 2008
 Film Arşivi  
İletişim - Bize Yazın
The X-Files: İnanmak İstiyorum Yapım Bilgileri   Facebook'ta Paylaş.
 The X-Files: İnanmak İstiyorum
Filmin başrollerini dizide olduğu gibi yine David Duchovny ile Gillian Anderson paylaşıyorlar.
Gerçeği bulmak için önce inanmalısın...

"The X-Files: İnanmak İstiyorum", ödüllü dizi The X-Files-Gizli Dosyalar'ın beyazperdeye uyarlanmış ikinci filmidir. Dizinin yıldız oyuncuları David Duchovny ve Gillian Anderson ile Chris Carter yönetmenliğinde çekilen filmde ajanlarımız buzlar altında kalmış bir cesedin ve seri şekilde kaybolan bir grup insanın peşindedirler. Hem de bu sefer psişik güçleri olan bir medyumun yardımıyla…

The X-Files geleneğini takip eden filmde olaylar dizisi farklı seyrederken, oyuncular ve yapımcılar asli kadrodan. Dizinin en sevilen bölümlerinden esinlemeler içeren ve Fox Mulder (David Duchovny) ile Dana Scully (Gillian Anderson) arasındaki komplike ilişkiyi beklenmedik bir yöne taşıyan film diziden ayrı olarak başlı başına ilerleyen bir hikayeyi takip ediyor. Mulder gerçeği bulma yolundaki sarsılmaz ısrarına devam ederken, tutkulu ve zeki doktor Scully Mulder'ın takip oyununda bir kez daha onun yanında yer alıyor.

Carter çekimlerin bitmesinden aylar sonra dahi konuya dair bir ipucu vermemekte ısrarcı oldu. “Mulder ve Scully X-Files dünyasında bu sefer başka bir dava ile sürükleniyorlar” demekle yetiniyor.

Filme dair ipuçlarını başlıktan elde etmek de mümkün. “I Want to Believe/İnanmak İstiyorum” dizinin fanlarının bileceği üzere Mulder'ın FBI'daki ofis duvarında asılı olan posterde yazılı olan slogandı. “Bu olası bir başlık” diyor Chris Carter “ İnanç ve bilimi buluşturmanın zorluğunu içeren bir hikaye bu.” “Film izleyicilerin dizide sevdiği her öğeyi barındırıyor. Ürkütücü, korkunç ve mistik bir yönü var. The X-Files dizisinde insanları göstermedikleri yönleriyle korkutuyorduk ve bunu bir araç olarak filmde de uyguladık.”

Senarist-yapımcı Frank Spotnitz de şöyle ekliyor; “Bence The X-Files'ın en iyi yanı, herhangi bir şeyden korkmanı sağlayabilmesi. Tipik korku hikayeleri anlatarak popüler bir dil kullanılmıyordu. Ve bu film de çoğu korku filminde görmeyeceğiniz şeyleri gösterme geleneğini takip ediyor.”

1998 yapımı ilk The X-Files filminin aksine Carter ve Spotnitz'in hikayesi "The X-Files: İnanmak İstiyorum"da,  dizide 9 sezon boyunca var olan karmaşık mitolojiyi seyircinin anlaması beklenmiyor. “İlk film dizinin direkt filme alınmış hali gibiydi, fakat "The X-Files: İnanmak İstiyorum" başlı başına gerçek bir film” diyor Carter. “Dizi hiç var olmasaydı dahi, kendi başına bir hikaye olarak film çekilebilirdi.”

Filmin iki yapımcısı hikayede kritik olan Mulder-Scully dinamiğinin “gerçek zamanlı” olarak adlandırdıkları şekilde geçmesine karar verdiler - dizinin finalinden bu yana karakterleri görmediğimiz 6 yıl geçti ve film bu devamlılığı yansıtacaktı. Artık 6 yaş daha büyük ve olgunlar; ilişkileri de biraz daha gelişmiş durumda.” diyor Carter.

David Duchovny, Mulder ve Scully'yi bugünkü halleriyle ortaya koymanın kritik bir karar olduğunu belirtiyor. “Biz oyuncular için en ilginç şeylerden biri, aynı karakteri zamanın geçmesine rağmen temsil etmeye devam etmek ve aynı zamanda diliminde kendi hayatlarımızda da gerçekleşen değişimler ve bilinç hali ile çalışmaktır.

Mulder-Scully arasındaki ilişki, onlara özgü bir kimya ve romantizm ile aktarılıyor. “David ile bu kimyayı tutturmak çok kolay oldu” diyor Anderson. “Gözümüz kapalı atlayacağımız bir şeydi bu. Filmde beraber çalışmaya başladığımız anda bunu hissettik.”

Sette oyuncular arasındaki elektrik ve karakterleri arasındaki farklılık, bunca yıl beraber çalıştıklarını da düşününce etkileyici geliyor. “ Çekimin ilk gününde David ve Gillian'ı beraber çalışmalarını gördüğümde tüylerim diken diken oldu. David ve Gillian bu elektriğe hep sahiplerdi. Onları beraber çalışırken görmek aileyi yeniden bir araya getirmek gibiydi.”

 The X-Files: İnanmak İstiyorum
Billy Connolly'i Rahip Joseph Crissman rolünde izliyoruz.
Kendilerini “Shippers” (İngilizce “relationship”- ilişki -  kelimesinin son hecesinden türetilmiş) olarak adlandıran bir grup fan için de Mulder-Scully aşkı ekranda halen değişik bir romantizm yaratıyor.

Oyuncuların kimyasının yanı sıra, Carter ve Spotnitz'in The X-Files dünyasına dönüşü David Duchovny ve Gillian Anderson'dan daha kolay olmuş. Dizinin yaratımı ve yürütücü yapımcılığında 17 yıldır rol alan Carter'a göre karakterlerin dünyasına yeniden girmek “dünyanın en doğal olayı” gibi gelmiş.

Film yapımcılarının ve hayranların karakterleri özlemiş olmasına rağmen, farklı etkilerden dolayı filmin yapımı geçen yıla kadar ertelendi. Carter'a göre yeni filmin yapımında anahtar kişi David Duchovny oldu. “Filmin yapımında David'in katkısı büyük. Bunun için bir kampanya başlattı diyebilirim. Gerçekten yapmak istiyordu. Filmi yeniden yapmayı istemekte önder kişi David oldu.”

Dizinin 2002'de bitmesinden bu yana Duchovny Fox Mulder karakterine dönmek istedi. Dokuz yıl boyunca hayat verdiği Mulder karakterini tekrar oynamanın çok kolay olacağını öngörüyordu. Fakat geçen yıl çekimler başladığında Mulder karakterine girmenin beklediğinden zor olduğunu fark etti.

Benzer biçimde Gillian Anderson da Dana Scully rolüne dönmenin çok  da  kolay olmadığını fark etti. “Çekimlerin ilk gününde role dönmek konusunda kendime güvenim tamdı. Genelde bir projeye başlarken korkarım fakat bu rol için geçerli değildi.” Fakat role girmedeki zorluklarla karşı karşıya geldiğinde geçen yılların etkisi olduğunu anladı Anderson. “ İlk birkaç gün oldukça zorlandım. Scully'nin sesini bulmada zorlandım; sanırım dizi bittiğinden bu yana oynadığım rollerde Scully'den değişik performans sergilemeye çalıştığım için. Bu filmde Scully'yi canlandırmak senaryodan yardım almaktan çok, geçmişe dönüp karaktere dair anılara dönerek oldu. Bu yüzden role girmek tahmin ettiğimden daha çok çalışma gerektirdi.”

Mulder-Scully ilişkisi X-Files'ın ana dinamiği olmakla beraber, bugüne dek çok değerli oyunculara da yer verildi ve The X-Files'ın devamlılığında benzersiz katkıları oldu. Filmde bu geleneği takip etti. Yakın zamanda “Studio 60 on the Sunset Strip,” dizisinde rol alan Amanda Peet The X-Files dünyasına ASAC Dakota Whitney olarak katıldı. Filmle ilgili çoğu şeyde olduğu gibi Whitney ile ilgili detaylar da sır gibi saklanıyor.

Dakota Whitney'nın FBI ajanı olarak katılmasından sonra ünlü rapçi (ve MTV'deki “Pimp My Ride”dan tanıdığımız) Alvin “Xzibit” Joiner da Ajan Mosley Drummy olarak katıldı. Gariptir ki, X-Files'a yakışır bir tesadüf olarak Carter, Xzibit'in The X-Files'a göndermede bulunduğu şarkısını dinlemiş. “Chris'in bu şarkıyı dinlemiş olması çok ilginç” diyor rapçi oyuncu.

Diğer bir değişik karakter de tanınmış oyuncu Billy Connolly tarafından oynanıyor. Canlandırdığı Rahip Joseph Crissman  çok da iyi olmayan bir  geçmişe sahip karanlık, karmaşık bir adamdır. “Chris Carter bana rolden bahsettiğinde bunda yer almam gerektiğini anlamıştım - ve böylece ailemi ve arkadaşlarımı da ürkütebilecektim. İşin en ürpertici yanı Chris'in karakteri yazmaya başladığı anda beni düşünmüş olmasıydı! (Carter yıllardan beri Connolly'nin bir hayranıydı; özellikle de Her Majesty, Mrs. Brown filmlerinden.)

 The X-Files: İnanmak İstiyorum
Gillian Anderson, Dana Scully rolünde oynuyor.
Belli ki filmden bahsederken öykü, yapım ve karakterlere dair sır perdesini göz ardı etmek imkansız. Yapımcılar da başka türlüsüne hiç yanaşmamışlar. “Benim için bu film bir Noel hediyesi gibi. Noel sabahından önce açılmasını istemiyorum. İnsanların kutuyu sallayıp ne olduğunu anlamaya çalışmasını da istemem.” diyor Carter.

Sadece yönetmen ve yapımcılara senaryonun tamamı verilmesi de buradan kaynaklanıyor. Oyuncuların senaryoyu bir kez okumasına izin verilmiş. Departmandan seçilen kişilere senaryo kapalı bir odada, kamera gözetimi altında okutulmasının ardından senaryo güvenlikli bir kasaya kitlenmiş. Senaryoyu okuyanlara gizlilik sözleşmesi imzalatıldı. Çekim ekibinin de hikayeye dair çok az bilgisi olmuş.

Prodüksiyon amiri Mark Freeborn “ Gerçekten eğlenceliydi” diyor. “Daha önce hiç elimde senaryosu olmayan bir film yapmamıştım. Seçilen kişilere filigranlı kağıtta okutuluyordu. Böyle olduğunda bile ancak üç kameranın bulunduğu bir odada okuyabiliyordum.”

Oyunculara senaryo günlük olarak verildi (o günkü çekime dair sayfalar indirgenmiş olarak verildi) ve hepsi filigranlı kağıttaydı. Günün sonunda kağıtlar geri toplanıyor ve parçalanıyordu. Aktörlerin rol isimleri çekim planı ve takvimlerinde dahi takma isimlerle yazılıyordu. Filme dair şüpheli açıklamalar ve ne olduğu tam belli olmayan görseller internet üzerinde özellikle yayınlanması en fanatik izleyiciler için dahi gerçekle kurguyu ayırt etmekte zora sürdü.

Eve Dönüş

Yapım öncesinde filmin yapımcıları "The X-Files: İnanmak İstiyorum"u ilk başladığı yerde - Vancouver, British Columbia ve Kanada gibi dizinin ilk beş yılında ev sahipliği yapmış yerlerde çekme kararı alındı. “Vancouver başarıya ulaştığımız ilk yer” diyor Carter. “The X-Files'ın başarısını sağlayan şeyleri listeleyecek olsak Vancouver listenin tepelerinde yer alır.”

Spotnitz de” En başından beri Vancouver'a geri gelme fikrini sevdik. Beşinci sezon sonrası Vancouver'dan ayrılmak bizi çok üzmüştü. Geri dönüşümüz arkada kalan tanıdık yüzleri ve arkadaşları ziyaret etmemiz için de çok iyi oldu. Chris ile filmi yazarken Vancouver'da çekim yapmayı ve etraftaki mekanların avantajını kullanmayı hayal ediyorduk. Mekanlar da bize istediğimizi tam olarak verdi.”

Carter, Spotnitz, Duchovny ve Anderson da eski dizi ekibiyle (ve Carter'ın Ten Thirteen Productions'taki Millenium, The Lone Gunmen and Harsh Realm gibi işlerinde berbaer çalıştıkları ekiple de…) yeniden buluşma konusunda çok heyecanlıydılar.

Geçen Aralık ayında Vancouver'da başlayan çekimler ilk üç ayda şehrin içinde ve çevresinde gerçekleşti. Ekip ve oyuncular da kuzeye doğru, Whistler Ski Resort'u (2010 Kış Olimpiyatları'nın ev sahibi) da geçerek yaklaşık olarak metricconverter 100 mil yol katettiler. Karlı kaplı Pemberton bölgesinde 3 hafta süren çekimlerde derece sıklıkla sıfırın altındaydı. (Bir akşam çekiminde Gillian Anderson o kadar üşüdü ki, repliklerini söylerken dudağını kıpırdatmakta zorluk yaşadı.)

Pemberton'da Carter ve ekibi filmin en zor ve hüner gerektiren dış mekan sahnelerini çekti. O gün de gizlilik en önemli şey oldu. “Çekimlerin en zorlu olduğu gecelerden biri, senaryosu elimizde olmayan hatta senaryoda hiç yer almayan bir kısmı çekiyorduk. İnanın ki David Duchovny bile ne yaptığımdan habersizdi. İnsanları öylece yönlendiriyor ve `Burada ve şu şekilde çekeceğiz' dışında bir şey söylemiyordum” diyor Carter.

Yeni filmin çekimlerinin geç başlamış olmasının bir avantaj olduğunu - iki film arasındaki zaman içerisinde filme olan ilgiyi daim kılmak açısından - da ekliyor Carter.

The X-Files Hakkında

10 Eylül 1993 FOX galası yapılan Chris Carter'ın yaratıp yürütücü yapımcılığını üstlendiği `The X-Files', Fox Mulder ve Dana Scully adlı iki FBI ajanının para-normal, doğaüstü ve açıklanamaz olayları soruşturmaları sırasındaki serüvenlerini ve hayatlarını konu ediniyor.

George Foster Peabody Ödülü  (Üstün Yayıncılık); üç dalda Altın küre (En İyi Dizi dalında), Golden Satellite Ödülü (En İyi Dizi dalında); Science Fiction and Fantasy Saturn Ödülü ( Göze çarpan TV Dizileri) ve daha birçok ödül kazanmış dizinin oyuncularından Gillian Anderson da 1997'de Emmy Ödülü sahibi olmuştur.

The X-Files Amerika'da olduğu kadar diğer ülkelerde de bir fenomen hale gelmiştir. Dizideki gizem, paranoya, korku ve şüphe dolu atmosfer Kanada'da BBC2 kanalında en çok seyredilen dizi haline gelmesinde etkili oldu ve Japonya televizyonlarında son zamanların en ses getiren dizisi oldu.

Dokuz sezon süren dizi 2002'de son buldu. 1998 yılında Twentieth Century Fox diziden uyarlanan ilk uzun metraj filmi dağıtıma sundu. Chris Carter'ın Spotnitz ile beraber yazdığı ve yapımcılığını üstlendiği ilk film $187 milyon hasılat ile dünya çapında büyük başarıya ulaşmıştı.
 Prodüksiyon bilgileri Tiglon Film tarafından sağlanmış; editörlük işleminden sonra yayınlanmıştır. Teşekkür ederiz.

Aloha Sinema Site Haritası ve RSS Servisleri
Site Haritası XML
XML - RSS 2.0
My MSN'ye Ekleyin
Google'a Ekleyin
EkleBunu RSS Ekle Butonu
Facebook'ta Paylaş.
EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Bu sitenin dizayn ve içeriği Aloha tarafından gerçekleştirildi. Bu site en iyi Internet Explorer ile 1024/768 ve 1280/1024 çözünürlükte görüntülenir.
Site Editörü: Ebru Altın, Tasarım: Selin Schwartz. Copyright © 2009  HTML Site Haritası
E-Mail Us